Anasayfa / Duyurular / Yazılım Satın Almak Kolaydır. Peki, İşletmeniz Karar Verebiliyor Mu?

Yazılım Satın Almak Kolaydır. Peki, İşletmeniz Karar Verebiliyor Mu?

Modern desk with laptop, notebook, coffee, sunlight

(Lojistikte Dijitalleşmenin En Az Konuşulan Gerçeği)

Uzun süredir makale çalışmalarım, çalışmalarımıza ilişkin revizyon talepleri, görev yaptığım fakültedeki sınav dönemi derken yazmaya fırsat bulamamıştım. Bugün uzun bir aradan sonra kabul alan ve kısmetse birkaç güne kadar yayınlanacak olan değerli meslektaşım Dr. Öğretim Üyesi Bükra Doğaner ile yaptığımız son ortak çalışmamızdan hareketle bir şeyler söylemek istiyorum.

Bugün -ne yazık ki,- işletmelerimiz yazılım satın almayı “dijital dönüşüm” sanıyor.

Yeni bir kurumsal kaynak planlaması sistemi (Enterprise Resource Planning – ERP) kuruluyor.

Yeni bir taşıma yönetim sistemi (Transportation Management System – TMS) yatırımı yapılıyor.

Bir sürü yönetim paneli (dashboard’lar) hazırlanıyor.

Velhasıl, ortaya bir sürü rapor çıkıyor.

Bu yatırım ve/veya yatırımların kaçınılmaz sonucu olarak da,

    1. Performansın artacağı,
    2. Maliyet(ler)in düşeceği ve/veya
    3. Bir rekabet avantajının ortaya çıkacağı düşünülüyor.

Buna karşın, çoğu zaman sonuç beklendiği gibi olmuyor.

Çünkü çoğu işletmemizin gözden kaçırdığı kritik öneme sahip bir olgu var:

Yazılım tek başına değer üretmez.

Değerli meslektaşımla birlikte yürüttüğümüz ve uluslararası yayına kabul edilen çalışmanın en önemli sonucu tam olarak buydu.

Teknoloji Determinizmi Yanılgısı

Detayına girecek olursak, kurumsal dünyada görünmeyen bir inanç var:

“İyi teknoloji = İyi performans”

Ama araştırma sonuçlarımız bunun doğrudan doğruya işlemediğini gösterdi.

Yazılım performansının işletme performansı üzerinde doğrudan anlamlı bir etkisi bulunmadı.

Peki, bu ne demek?

En özet haliyle,

Bir işletmenin güçlü yazılımlara sahip olması, otomatik olarak güçlü sonuçlar üretmiyor.

Gerçek Değer Nerede Oluşuyor?

O halde, sorulması gereken asıl soru bu…

Bu noktada, araştırmamızın belki de en kritik bulgusu ortaya çıkıyor.

Yazılımın etkisi,

    1. Karar verme ve
    2. Süreç performansları üzerinden dolaylı biçimde ortaya çıkıyor.

Bir başka deyişle,

Yazılım ancak bir işletmenin düşünme biçimini değiştirebildiğinde değer yaratıyor.

Aynı Yazılım, Farklı Sonuçlar!

Daha önceki yazılarımdan hatırlayacaksınız: Bugün birçok işletmede aynı sistemler kullanılıyor:

    1. Aynı kurumsal kaynak planlaması,
    2. Aynı taşıma yönetim sistemi yazılımları,
    3. Aynı veri altyapısı…

Peki sonuçlar neden beş benzemez?

Çünkü farkı yaratan teknoloji değil.

Örgütsel kapasite…

Asıl Rekabet Yazılımda Değil!

Çalışma bize şunu gösterdi:

Yazılım performansının karar verme performansı üzerindeki etkisi oldukça yüksek.

Ama mesele yalnızca bilgiye erişmek değil yeğen…

Asıl mesele:

    1. Doğru bilgiyi ayıklayabilmek,
    2. Hızlı yorumlayabilmek ve
    3. Stratejik eylemlere dönüştürebilmek…

Özetle, analitik çeviklik.

En Büyük Yönetim Hatası!

Birçok işletmemiz şu hatayı yapıyor:

Yazılımı teknik bir yatırım olarak görmek.

Oysa dijital sistemler,

    1. Kültürü,
    2. Karar yapısını,
    3. Koordinasyonu ve
    4. Güç ilişkilerini değiştirir…

Bu yüzden dijital dönüşüm,

Asla ve yalnızca bir enformasyon teknolojileri (Information Technology – IT) projesi olarak görülmemelidir.

Bir başka deyişle, dijital dönüşüm, aslında bir organizasyon tasarımı problemidir.

Veri Varken Neden Hâlâ Kötü Kararlar Alınıyor?

Soru bu. Elimizde gerek bireysel gerek departman gerek işletme düzeyinde bir dünya veri varken hem de.

Çünkü kaçırdığımız önemli bir nokta var:

Veri, karar üretmez.

İnsan üretir.

Bu noktada araya şunu da sıkıştırmam gerekiyor: Yıllar önce, bilgisayar programcılığı eğitimi alırken Hocam Talat Fırlar, “bir bilgisayarın aklı, yalnızca karşısındakinin aklı kadardır.” demişti. Bunu da unutmamak lazım…

Ve eğer işletmede,

    1. Analitik yetkinlik yoksa,
    2. Süreç uyumu yoksa,
    3. Departmanlar birbirlerinden kopuksa,
    4. Yöneticiler sezgizel refleksleri ile ilerliyorlarsa, en iyi yazılım bile yalnızca pahalı bir ekran haline gelir.

Çalışmanın En Rahatsız Edici Bulgusu

Belki de en önemli bulgu şuydu:

İşletmeler yazılım yatırımı yapıyor.

Ama aynı ölçüde,

    1. Karar altyapısına,
    2. Veri okuryazarlığına,
    3. Süreç entegrasyonuna ve
    4. Öğrenme kapasitesine yatırım yapmıyorlar.

Bu yüzden birçok dijital yatırım potansiyelinin altında kalıyor.

O halde, gerçekte dijital dönüşüm nedir ya da ne anlama gelir?

Gerçek dijital dönüşüm, yeni yazılım satın almak değildir, aksine,

Gerçek dijital dönüşüm, bir işletmenin karar verme biçimini değiştirmektir.

Sonuç

Bu çalışma aslında çok basit ama yalın bir gerçeği gösteriyor:

Yazılım işletmeyi dönüştürmez.

Doğru karar verme kapasitesi dönüştürür.

Teknoloji yalnızca araçtır.

Kazanmaya çalıştığımız rekabet avantajı ise

    1. Süreçlerde,
    2. Koordinasyonda,
    3. Öğrenme hızında ve
    4. Karar kalitesinde ortaya çıkar.

Son Soru

Sizin işletmeniz gerçekten dijitalleşiyor mu?

Yoksa yalnızca daha gelişmiş ekranlar mı satın alıyor?

Çünkü biri dönüşüm.

Diğeri yalnızca teknoloji harcaması.

Sizce?

Yorumlarınızı bekliyorum.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere, selam ve sevgilerimle…

Kaynakça

    1. Doganer, B. & Altuntas, G. (Forthcoming). Unlocking Business Performance in Logistics: The Hidden Power of Software–Enabled Decision–Making and Process Capabilities: Evidence from Türkiye. International Journal of Business and Systems Research.
Etiketlendi:

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.