Anasayfa / Duyurular / Neden Sürekli Meşgulüz Ama Bir Türlü İlerleyemiyoruz?

Neden Sürekli Meşgulüz Ama Bir Türlü İlerleyemiyoruz?

Busy corporate office workers stuck not progressing

(Üretkenlik Tuzağı ve Modern İş Hayatının Görünmeyen Maliyeti)

Son yıllarda iş dünyasında ilginç bir paradoks ortaya çıktı.

Takvimler dolu.

Toplantılar bitmiyor.

E-postalar yağıyor.

Telefonlar susmuyor.

Mesajlar birikiyor.

Herkes çok meşgul.

Ama aynı zamanda birçok çalışan gün sonunda şu hissi yaşıyor:

Bugün çok yoruldum ama gerçekten neyi tamamladım?

Belki de modern iş hayatının temel problemi zaman eksikliği değildir.

Dikkat eksikliğidir.

Daha doğrusu, dikkatin sürekli parçalanmasıdır.

Meşguliyet ve Verimlilik Aynı Şey Değildir!

Kurumsal hayatta uzun yıllardır sessiz bir varsayım var:

Ne kadar meşgulsen o kadar değerlisin.

Takvimin doluysa önemlisin.

Toplantıdan toplantıya koşuyorsan çalışkansın.

Gece e-posta gönderiyorsan adanmışsın.

Oysa Peter Drucker yıllar önce önemli bir uyarıda bulunmuştu:

Yanlış işleri verimli yapmak kadar anlamsız çok az şey vardır.

Meşgul olmak ile değer üretmek de.

Microsoft’un Dikkat Çeken Bulgusu

Microsoft’un son yıllarda yayımladığı Work Trend Index raporları bilgi çalışanlarının yeni gerçekliğini ortaya koyuyor.

Çalışanlar artık daha fazla toplantıya katılıyor.

Daha fazla uygulama arasında geçiş yapıyor.

Daha fazla dijital bildirimle karşılaşıyor.

Ancak bu yoğunluk her zaman daha fazla çıktı anlamına gelmiyor.

Tam tersine sürekli bölünen dikkat, çalışanların derin düşünme ve odaklanma kapasitesini azaltıyor.

Sorun insanların çalışmaması değil.

Çalışmalarının sürekli kesintiye uğraması olabilir.

Karar Vermek de Bir Kaynaktır!

Bilimsel çalışmalar, karar vermenin de tıpkı fiziksel enerji gibi tüketilebilen bir kaynak olduğunu gösteriyor.

Literatürde buna karar yorgunluğu (decision fatigue) adını veriyoruz.

Gün boyunca yüzlerce küçük karar veren çalışanlar zamanla daha düşük kaliteli kararlar alma eğilimine girebilmektedir.

Aslında birçok çalışanın gün sonunda yaşadığı tükenmişlik hissi yalnızca iş yükünden değil, karar yükünden de kaynaklanıyor olabilir.

Shopify’ın Radikal Kararı

2023 yılında Shopify dikkat çekici bir karar aldı.

İşletme, tekrar eden toplantıların büyük bölümünü takvimlerden kaldırdı.

İlk bakışta bu karar maliyet azaltma hamlesi gibi görünebilir.

Ama asıl amaç farklıydı.

İşletme çalışanlarına daha fazla boş zaman vermek istemiyordu.

Daha fazla odaklanma zamanı vermek istiyordu.

Çünkü günümüz bilgi ekonomisinde değer yaratan şey çoğu zaman toplantılar değil, düşünebilme kapasitesidir.

Türkiye’den Bir Örnek: Arçelik

Benzer bir dönüşümü Türkiye’de Arçelik’te görmek mümkün.

İşletme son yıllarda yalnızca üretim teknolojilerine yatırım yapmadı.

Aynı zamanda organizasyon yapısını ve çalışma biçimini de dönüştürdü.

Dijital dönüşüm ve çevik çalışma uygulamaları sayesinde farklı fonksiyonların birlikte çalışmasını kolaylaştıran yapılar oluşturdu.

Buradaki amaç yalnızca işleri hızlandırmak değildi.

Karar süreçlerini sadeleştirmek, bilginin organizasyon içinde daha hızlı dolaşmasını sağlamak ve çalışanların değer üreten işlere daha fazla zaman ayırabilmesini mümkün kılmaktı.

Bu örnek önemli bir gerçeği gösteriyor:

Verimlilik bazen daha fazla çalışmaktan değil, karmaşıklığı azaltmaktan gelir.

Yapay Zekâ Paradoksu

Birçok kişi yapay zekânın iş yükünü azaltacağını düşünüyor.

Kısmen doğru.

Ama yeni bir problem de ortaya çıkıyor.

Artık yalnızca kendi kararlarımızı vermiyoruz.

Algoritmaların önerilerini değerlendiriyoruz.

Dashboard’ları yorumluyoruz.

Sürekli veri akışını anlamlandırmaya çalışıyoruz.

Yani bazı durumlarda teknoloji karar yükünü azaltmak yerine artırabiliyor.

Sorun veri eksikliği değil.

Fazlalığı.

Bireysel Düzeyde Ne Yapabiliriz?

Bu noktada sorumluluğu tamamen işletmelere yüklemek kolay olurdu.

Ama bireyler olarak da yapabileceklerimiz var. Birkaç küçük öneride bulunayım:

    • Her Talebi Acil Kabul Etmeyiniz: Acil görünen her iş önemli değildir. Önemli görünen her iş de değer üretmez. Öncelik belirlemek, zaman yönetiminden daha kritik hale gelmiş durumda…
    • Tepkisel Değil Amaçlı Çalışınız: Birçok profesyonel gününü planlayarak değil, gelen taleplere cevap vererek geçiriyor. Sonuçta gün sonunda başkalarının önceliklerini tamamlamış oluyor. Kendi önceliklerini değil…
    • Derin Çalışma Zamanları Oluşturunuz: “Deep Work” yaklaşımı bugün her zamankinden daha anlamlı. Telefonun, bildirimlerin ve e-postaların kapalı olduğu 60-90 dakikalık çalışma blokları oluşturmak üretkenliği ciddi biçimde artırabiliyor.
    • Karar Değil İlke Üretebilirsiniz: Her konuyu yeniden değerlendirmek yerine karar prensipleri oluşturmak zihinsel yükü azaltır. Çünkü her gün yüzlerce karar vermek zorunda kalmak sürdürülebilir değildir.
    • Sürekli Erişilebilir Olmayı Başarı Sanmayınız: Modern iş hayatının en büyük yanılgılarından biri budur. Sürekli ulaşılabilir olmak, sürekli değer üretmek anlamına gelmez. Bazen en değerli iş, rahatsız edilmeden yapılan iştir.

Asıl Sorun Nerede?

Birçok işletme çalışanlarının zamanını ölçüyor.

Ama dikkatini ölçmüyor.

Toplantıları planlıyor.

Ama odaklanma zamanını planlamıyor.

İş yükünü yönetmeye çalışıyor.

Ama karar yükünü yönetmiyor.

Sonra da şu paradoks ortaya çıkıyor:

Herkes çok çalışıyor.

Ama işletme yavaşlıyor.

Sonuç

Belki de artık,

Ne kadar meşgulüm?

yerine

Ne kadar değer üretiyorum?

sorusunu sormanın zamanı gelmiştir.

Çünkü kariyerlerimizi belirleyen şey takvimimizin doluluğu değildir.

Ortaya koyduğumuz katkıdır.

Ve bazen ilerlemenin ilk adımı yeni bir şey yapmak değildir.

Gereksiz olanı bırakmaktır.

Çünkü modern iş hayatında en kıt kaynak zaman değildir.

Dikkattir.

Ve dikkatini koruyamayanlar, potansiyellerini de koruyamazlar.

Siz ne dersiniz? Değerli yorumlarınızı bekliyorum.

Bir sonraki yazımda tekrar görüşmek üzere, selam ve sevgilerimle…

Kaynakça

    • Baumeister, R. F., Vohs, K. D., & Tice, D. M. (2007). The strength model of self-control. Current Directions in Psychological Science, 16(6), 351–355.
    • Choudhury, N. A., & Saravanan, P. (2024, September). Identifying the causes and effects of decision fatigue through a systematic review. In Proceedings of the Human Factors and Ergonomics Society Annual Meeting (Vol. 68, No. 1, pp. 189-190). Sage CA: Los Angeles, CA: SAGE Publications.
    • Edmondson, A. C. (2019). The Fearless Organization: Creating Psychological Safety in the Workplace for Learning, Innovation, and Growth. Wiley.
    • Kahneman, D. (2011). Thinking, Fast and Slow. Farrar, Straus and Giroux.
    • Leroy, S. (2009). Why is it so hard to do my work? The challenge of attention residue when switching between work tasks. Organizational Behavior and Human Decision Processes, 109(2), 168–181.
    • Mark, G. (2023). Attention Span: A Groundbreaking Way to Restore Balance, Happiness and Productivity. Hanover Square Press.
    • Microsoft. (2024). 2024 Work Trend Index Annual Report: AI at work is here. Now comes the hard part. Microsoft.
    • Newport, C. (2016). Deep Work: Rules for Focused Success in a Distracted World. Grand Central Publishing.
    • Newport, C. (2024). Slow Productivity: The Lost Art of Accomplishment Without Burnout. Portfolio.
    • Pignatiello, G. A., Martin, R. J., & Hickman, R. L. (2020). Decision fatigue: A conceptual analysis. Journal of Health Psychology, 25(1), 123–135.
    • Porter, M. E., & Nohria, N. (2018). How CEOs Manage Time. Harvard Business Review, 96(4), 25–35.
Etiketlendi:

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.