(Karar Yorgunluğu ve Modern İş Hayatının Görünmeyen Krizi)
Eskiden işletmelerin en önemli kaynaklarının sermaye olduğu söylenirdi.
Sonra bilgi çağını yaşadık.
Bilginin en değerli kaynak olduğu konuşuldu.
Bugün ise başka bir kaynak sessizce tükeniyor:
Dikkat…
Ve dikkatle birlikte karar verme kapasitemiz.
Çünkü modern iş hayatında artık yalnızca çalışmıyoruz.
Sürekli karar veriyoruz.
E-postalara cevap veriyoruz.
Mesajlara dönüyoruz.
Toplantılara katılıyoruz.
Öncelik belirliyoruz.
Risk değerlendiriyoruz.
Onay veriyoruz.
Reddediyoruz.
Erteliyoruz.
Farkında olmadan gün boyunca yüzlerce küçük karar alıyoruz.
Ve günün sonunda zihinsel olarak tükeniyoruz.
Belki de bunun nedeni iş yükü değil, karar yüküdür.
Karar Vermek De Bir Kaynak Kullanımıdır!
Psikolog Roy Baumeister ve çalışma arkadaşları yıllar önce ilginç bir kavram ortaya attılar:
Karar yorgunluğu (decision fatigue).
Bu yaklaşıma göre insanlar art arda karar verdikçe bilişsel kaynaklarını tüketmeye başlarlar.
Araştırmalar, bireylerin çok sayıda karar verdikten sonra daha kötü kararlar alma eğilimi gösterebildiklerini ortaya koymuştur.
Bir başka deyişle, karar verme kapasitesi sınırsız değildir.
Tükenebilir.
Bu nedenle günün sonunda verilen kararlar çoğu zaman sabah verilen kararlar kadar kaliteli olmayabilir.
Bir Hastane Örneği
Karar yorgunluğunun en çok bilinen örneklerinden biri sağlık sektöründen gelir.
Bazı araştırmalar, hekimlerin gün ilerledikçe belirli karar kalıplarına daha fazla yöneldiğini göstermektedir.
Sorun bilgi eksikliği değildir.
Yorgunluktur.
Bu durum bize önemli bir şeyi hatırlatıyor:
En iyi uzmanlar bile sınırsız bilişsel kapasiteye sahip değildir.
İşletmelerde Görünmeyen Problem
Bugün birçok işletme çalışanlarının zamanını ölçüyor.
Ama dikkatini ölçmüyor.
Toplantı sayıları artıyor.
Mesaj trafiği artıyor.
E-posta kutuları doluyor.
Her uygulama çalışanın dikkatinden biraz daha pay alıyor.
Araştırmalar bilişsel tükenmenin dikkat azalması, hata oranlarının artması, tepki sürelerinin uzaması ve karar kalitesinin düşmesiyle ilişkili olduğunu gösterir.
Sonuç olarak insanlar gün sonunda fiziksel olarak değil, zihinsel olarak yoruluyor.
Ve bu yorgunluk çoğu zaman performans raporlarında görünmüyor.
Yapay Zekâ Paradoksu
Yapay zekâ karar vermeyi kolaylaştıracaktı.
En azından beklenti buydu.
Ancak birçok işletmede tam tersi bir durum ortaya çıkıyor.
Çünkü artık insanlar yalnızca kendi kararlarını vermiyor.
Algoritmaların önerilerini de değerlendiriyor.
Dashboard’ları yorumluyor.
Sürekli veri akışını anlamlandırmaya çalışıyor.
Yani bazı durumlarda teknoloji karar yükünü azaltmak yerine artırabiliyor.
Asıl Sorun Motivasyon Değil!
Birçok yönetici çalışanlarının motivasyonunun düştüğünü düşünüyor.
Belki de sorun motivasyon değildir.
Belki de insanlar yalnızca bilişsel olarak tükenmiştir.
Çünkü karar vermek enerji gerektirir.
Enerjisi tükenen bir çalışan isteksiz görünür.
Ama aslında yorgundur.
Bireyler Ne Yapabilir?
Bu noktada çözüm yalnızca işletmelerden beklenmemelidir.
Bireylerin de bazı alışkanlıklarını gözden geçirmesi gerekir.
Bu konuda size birkaç küçük öneride bulunabilirim:
- Önemsiz Kararları Azaltabilirsiniz: Başarılı yöneticilerin bir kısmı günlük rutinlerini standartlaştırır. Bunun nedeni zamandan tasarruf etmek değildir. Karar enerjisinden tasarruf etmektir. Her gün yeniden karar vermek yerine bazı konuları otomatik hale getirmek zihinsel yükü azaltabilir.
- En Önemli Kararları Sabah Verebilirsiniz: Bilişsel enerji gün boyunca azalır. Bu nedenle kritik kararları günün en verimli saatlerine yerleştirmek daha sağlıklı olabilir.
- Dikkat Blokları Oluşturabilirsiniz: Sürekli bölünen dikkat, sürekli bölünen karar kalitesi anlamına gelir. Belirli zaman dilimlerinde e-posta ve mesajları kapatmak karar kalitesini artırabilir.
- Karar Değil İlke Üretebilirsiniz: Her durumu ayrı ayrı çözmeye çalışmak yerine prensipler geliştirmek önemlidir. İlkeler karar yükünü azaltır.
- Her Şeye Tepki Vermemeyi Tercih Edebilirsiniz: Modern iş hayatında en büyük tuzaklardan biri her bildirimi önemli sanmaktır. Oysa her mesaj cevap gerektirmez. Her problem acil değildir. Her talep öncelikli değildir.
Peki Ya İşletmeler?
Karar yorgunluğu bireysel bir sorun gibi görünse de çoğu zaman sistem kaynaklıdır.
Son yıllarda yapılan sistematik derlemeler de karar yorgunluğunun yalnızca bireysel değil, aynı zamanda örgütsel bir problem olarak görülmesi gerektiğini de gösteriyor. Özellikle yoğun karar baskısı altında çalışan profesyonellerde dikkat kaybı, karar erteleme ve bilişsel tükenme gibi sonuçlar ortaya çıkabilmektedir.
Bu nedenle işletmeler,
- Gereksiz toplantıları azaltmalı,
- Karar yetkilerini netleştirmeli,
- Bilgi kirliliğini azaltmalı ve
- Çalışanların kesintisiz çalışma zamanlarını korumalıdır.
Çünkü sürekli meşgul olmak ile verimli olmak aynı şey değildir.
Sonuç
Belki de modern iş hayatının en büyük problemi zaman eksikliği değildir.
Dikkat eksikliğidir.
Çünkü zaman yönetilebilir.
Ama sürekli bölünen dikkat yönetilmesi çok daha zor bir kaynaktır.
Bu nedenle artık,
Çalışanlarımız ne kadar çalışıyor?
yerine
Çalışanlarımız günde kaç karar vermek zorunda kalıyor?
sorusunu sormanın zamanı gelmiştir.
Çünkü geleceğin rekabet avantajı yalnızca bilgiye sahip olmakta değil, o bilgiyi kullanabilecek zihinsel kapasiteyi koruyabilmekte yatıyor.
Ve belki de bazen daha iyi kararlar vermenin yolu, daha fazla düşünmek değil, daha az karar vermektir.
Değerli yorumlarınızı bekliyorum.
Bir sonraki yazımda tekrar görüşmek üzere, sağlıcakla…
Kaynakça
- Baumeister, R. F., Vohs, K. D., & Tice, D. M. (2007). The strength model of self-control. Current Directions in Psychological Science, 16(6), 351–355.
- Brady, C., Sawant, S., Madathil, K. C., & McNeese, N. (2024, September). A systematic review on the effect of cognitive fatigue in teams. In Proceedings of the Human Factors and Ergonomics Society Annual Meeting (Vol. 68, No. 1, pp. 1287-1291). Sage CA: Los Angeles, CA: SAGE Publications.
- Choudhury, N. A., & Saravanan, P. (2024, September). Identifying the causes and effects of decision fatigue through a systematic review. In Proceedings of the Human Factors and Ergonomics Society Annual Meeting (Vol. 68, No. 1, pp. 189-190). Sage CA: Los Angeles, CA: SAGE Publications.
- Franklin, L., Lerman, K., & Hodas, N. (2017). Will break for productivity: Generalized symptoms of cognitive depletion. arXiv.
- Kahneman, D. (2011). Thinking, fast and slow. Farrar, Straus and Giroux.
- Pignatiello, G. A., Martin, R. J., & Hickman, R. L. (2020). Decision fatigue: A conceptual analysis. Journal of Health Psychology, 25(1), 123–135.
- Tierney, J. (2011). Willpower: Rediscovering the greatest human strength. Penguin Books.
- Trzeciak, S., Ospina, N. S., O’Horo, J. C., et al. (2025). Decision fatigue in hospital settings: A scoping review. Journal of Hospital Medicine.





