Anasayfa / Yayınlar / Doğru Yazılımı Mı Seçiyorsunuz, Yoksa Yanlış Sistemi Mi Optimize Ediyorsunuz?

Doğru Yazılımı Mı Seçiyorsunuz, Yoksa Yanlış Sistemi Mi Optimize Ediyorsunuz?

(Taşıma Yönetimi Sistemi (Transportation Management System) Seçiminde Görünmeyen Stratejik Hata)

Bugüne ve bu haftaya yazılım seçimi ile başlayalım istiyorum. Değerli meslektaşlarım Dr. Öğretim Üyesi Cengiz Kerem Kütahya ve Dr. Öğretim Üyesi Bükra Doğaner ‘le birlikte yaptığımız ve çok kısa bir süre önce yayınlanan makalemiz ile yazılım seçimine ilişkin olarak çalışmayı özetlemiş olayım.

Lojistikte dijitalleşme bir tercihten öteye geçerek neredeyse bir zorunluluk haline dönüştü.

Bu bağlamda, Kurumsal Kaynak Planlaması (Enterprise Resource Planning – ERP) sistemleri kuruluyor.

Bazen bağımsız bazen de Kurumsal Kaynak Planlaması sistemlerinin bir alt modülü olarak değerlendirilecek Taşıma Yönetim Sistemlerine (Transportation Management System – TMS) ilişkin altyapılar yaygınlaşıyor.

Dolayısıyla,

Yazılımlar karşılaştırılıyor.

Demolar izleniyor.

Karşılaştırma sonuçları hesaplanıyor.

Ve sonunda bir karar veriliyor:

En iyi yazılımı seçtik.

Peki gerçekten öyle mi?

Gerçekten en doğru yazılımı mı seçtiniz?

Yoksa yalnızca en iyi görüneni mi?

Yazılım Seçimi: Teknik Değil, Stratejik Bir Karardır!

Çalışma, Taşıma Yönetim Sistemleri seçiminde kullanılan güçlü bir metodolojik çerçeve sunuyor:

    1. Bayesian Best–Worst Method (BBWM) ve
    2. TOPSIS.

Kriterler ağırlıklandırılıyor.

Alternatifler sıralanıyor.

En iyi seçenek belirleniyor.

Bu yaklaşım bize önemli bir şeyi sağlıyor:

Karar sürecini sistematik hale getirme şansını.

Ama şu sorunun doğru cevabını garanti edemiyor:

Doğru problemi çözüyor muyuz?

Kriterler Net Ama Ya Öncelikler?

Analiz sonuçları şunu söylüyor:

    1. İşlevsellik,
    2. Maliyet,
    3. Teknolojik yetkinlik ve
    4. Hizmet kalitesi en kritik öneme sahip kriterler.

Özellikle,

    1. Yük izleme (load tracking) ve
    2. Lisans maliyetleri ön plana çıkıyor.

Gayet rasyonel.

Ama eksik.

Şu soruya cevap vermiyor:

Bu yazılım, işletmemizin karar kalitesini gerçekten arttıracak mı?

Görünmeyen Kriter: Karar Yetkinliği

Yazılım ne kadar güçlü olursa olsun, şu yoksa etkisi sınırlıdır:

Karar verme kapasitesi.

Vurgulamak istediğim temel birtakım gerçeklikler var:

Doğru araç + zayıf karar → sınırlı performansa neden olur.

Ortalama araç + güçlü karar → sürdürülebilir performansa dönüşür.

Ama işletmeler genellikle şuna odaklanır:

Hangi yazılım daha iyi?

Oysa asıl soru şudur:

Biz bu yazılımla daha iyi karar verebilecek miyiz?

Model Güçlü Ama Kör Bir Nokta Var!

BBWM ve TOPSIS gibi yöntemler,

    1. Uzman görüşlerini sistematikleştirir ve
    2. Alternatifleri rasyonel biçimde sıralarlar.

Ama şu riski de taşırlar:

Yanlış tanımlanmış kriterleri mükemmel şekilde optimize etmek.

Eğer işletme,

    1. Neyi önceliklendirdiğini bilmiyorsa ve/veya
    2. Uzun vadeli stratejisini netleştirmemişse,

En doğru model bile şu sonucu üretir:

Yanlış ama tutarlı bir karar.

Vaka Analizi: Doğru Sonuç mu, Doğru Varsayım mı?

Çalışmada bir yazılım diğerine göre daha yüksek skor alıyor.

Ama bu sonuç şuna bağlı:

Kullanılan kriterler ve ağırlıklar.

Bu da şu gerçeği ortaya koyar:

Seçim sonucu, sistem tasarımının bir çıktısıdır.

Yani,

Yazılım değil, karar çerçevesi kazanır.

Sürdürülebilirlik: Özellik mi, Sonuç mu?

Çalışma, pek çok kriteri vurguluyor.

İşlevsellik altında, yük takibi, rota planlama ve entegrasyon kabiliyeti gibi.

Maliyet altında, lisans maliyeti, Bakım ve güncelleme maliyetleri gibi.

Teknolojik yetkinlik altında, veri akışı ve şeffaflık ve sistem uyumu gibi.

Hizmet kalitesi altında, sistem güvenilirliği ve satış sonrası destek gibi.

Sağlayıcı işletme altında, sektörel bilgi ve teknik uzmanlık gibi.

Aslında bunların hepsi önemli.

Ama şu kritik ayrım da yapılmalı:

Sürdürülebilirlik, yazılımın bir özelliği değildir.

Sistemin bir sonucudur.

Eğer işletme,

    1. Kısa vadeli maliyet odaklıysa ve/veya
    2. Performansı yanlış tanımlıyorsa,

En gelişmiş sistem bile sürdürülebilir sonuç üretmez.

Asıl Problem: Araç mı, Tasarım mı?

Birçok işletme şu hatayı yapar:

Sorunu araçta arar.

Çözümü yazılımda arar.

Ama gerçek problem çoğu zaman şudur:

Karar mimarisi.

    1. Hangi veri kullanılıyor?
    2. Hangi kriterler öncelikli?
    3. Başarı nasıl tanımlanıyor?

Sorularına vereceğiniz yanıtlar net değilse, en iyi yazılım bile sınırlı değer üretir.

Sonuç: Yazılım Seçimi Değil, Sistem Tasarımı

Çalışma önemli bir katkı sunuyor:

Taşıma Yönetim Sistemi seçimini bilimsel ve sistematik hale getiriyor.

Ama aynı zamanda şu gerçeği hatırlatıyor:

Doğru yazılım diye bir şey yoktur.

Doğru tasarlanmış sistem vardır.

Ve eğer sistem doğru değilse,

    1. En iyi yazılım bile yetersiz kalır.
    2. En gelişmiş algoritma bile yanlış şeyi optimize eder.

Asıl Soru

O zaman asıl sormamız gereken soruya gelelim:

İşletmeniz gerçekten neyi seçiyor?

Bir yazılım mı?

Yoksa bir karar verme biçimi mi?

Çünkü biri satın alınır.

Diğeri tasarlanır.

Ve sürdürülebilir olan her zaman ikincisidir.

Sizce?

Yorumlarınızı bekliyorum.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere, şen ve esen kalın.

Kaynakça

    1. Kütahya, C. K., Doğaner Duman, B., & Altuntaş, G. (2025). Multi-Criteria Evaluation of Transportation Management System (TMS) Software: A Bayesian Best–Worst and TOPSIS Approach. Sustainability, 17(17), 7691.
Etiketlendi:

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.