Anasayfa / Yayınlar / Doğru Sayıda Çalışan Mı, Doğru Tasarlanmış Sistem Mi?

Doğru Sayıda Çalışan Mı, Doğru Tasarlanmış Sistem Mi?

(Konaklama Sektöründe Görünmeyen Yönetim Hataları)

Haftaya yazılım seçimi ile başlamış, ardından da sistem tasarımı konusunda konuşmuştuk. Bu kez tartışmaya başka bir boyuttan bakalım istiyorum. Bu kez konuğum değerli hocam Prof. Dr. Fatih Semerciöz, tartışmaya açmak istediğim konu ise Stratejik İnsan Kaynakları Yönetimi. Başlangıç noktamızı da gerçek veriler üzerinden birlikte hazırladığımız bir kitap bölümü oluşturacak.

Her ne kadar kitap bölümümüz bir konaklama işletmesinin gerçek verileri üzerinden ve eski tarihli olarak hazırlanmış olsa da, ülkemizdeki hemen hemen her sektörde her beş on yılda bir benzer problemler yaşanıyor. Dolayısıyla aslında üzerinde duracağım pek çok husus, sizin çalıştığınız sektör için de geçerli olacak. Bunun aklınızın bir köşesinde kalmasında fayda var.

Kriz geldiğinde işletmeler hızlı karar verir.

Maliyetler artar.

Gelirler düşer.

Rekabet sertleşir.

Ve neredeyse refleks haline gelmiş bir çözüm devreye girer:

Personeli azaltalım…

Oysa sorulması gereken bir soru hep kenarda durur:

Gerçekten fazla çalışan mı var?

Yoksa yanlış tasarlanmış bir sistemden mi söz ediyoruz?

İnsan Kaynağı: Gider mi, Stratejik Araç mı?

Konaklama sektörü emek yoğundur.

Hizmet kalitesi, büyük ölçüde insanla üretilir.

Ama aynı zamanda en büyük maliyet kalemi de insandır.

Bu ikilem, yöneticileri çoğu zaman şu hataya sürükler:

Çalışan azaltarak verimlilik yaratmaya çalışmak…

Oysa gerçek şu:

Verimlilik, çalışan sayısını azaltarak değil, doğru bir sistem tasarlayarak oluşur.

Strateji Kağıtta Değil, Kadroda Görünür!

Stratejik yönetim literatürü bize dört temel yol sunar:

    1. Maliyet liderliği,
    2. Farklılaştırma,
    3. Birleşik maliyet liderliği ve farklılaştırma ile
    4. Bu stratejilerin belirli bir grupta uygulandığı odaklanma

Ama bu stratejiler çoğu zaman sunumlarda kalır.

Gerçek uygulama nerede başlar?

Kadroda…

Çünkü işletmede

    1. Kaç kişinin çalıştığı,
    2. Hangi departmanlarda yoğunlaştıkları ve
    3. Ne iş yaptıkları uygulanan stratejinin en somut halidir.

ABC İşletmesi: Sayıların Anlattığı Hikâye

Çalışma, ülkemizin batısında faaliyet gösteren bir konaklama işletmesi üzerinden önemli bir gerçeği ortaya koyuyor:

Gelirler artıyor.

Ama kârlılık düşüyor.

Neden?

Çünkü sistem şunu yapamıyor:

Maliyet ile operasyon arasında denge kurmak…

Doluluk düşüyor.

Ziyaretçi sayısı azalıyor.

Ama işletme aynı yapıyla devam ediyor.

Sonuç ne peki?

Sürdürülemez bir yapı.

İnsan Kaynakları Planlaması: Azaltmak Değil, Anlamak!

İnsan kaynakları planlaması (norm kadro) çalışmaları çoğu zaman yanlış anlaşılır.

Bir “küçülme aracı” olarak görülür.

Oysa asıl amacı şudur:

İşletmenin gerçekten neye ihtiyacı olduğunu anlamak…

Çalışma da

    1. Oda başına çalışan oranı,
    2. Doluluk düzeltmeleri ve
    3. Geçmiş performans verileri kullanılarak ideal (optimum) çalışan sayısı belirleniyor.

Sonuç,

Net bir rakam: X kişi.

Ne eksik.

Ne fazla.

Ama asıl değer bu sayı değil.

Bu sayıya nasıl ulaşıldığı…

En Kritik Yanılgı: Sayıyı Yönetmek!

Birçok yönetici şu hatayı yapar:

İnsan sayısını yönetmek

Ama şunu yönetmez:

    1. İş yükü,
    2. Süreç akışı ve
    3. Görev dağılımı.

Bu yüzden şu durum ortaya çıkar:

Fazla çalışan olan yerde verimsizlik…

Az çalışan olan yerde tükenmişlik

Ve her iki durumda da,

Performans düşer.

Küçülme: Strateji mi, Refleks mi?

Kriz dönemlerinde küçülme kaçınılmaz olabilir.

Ama önemli olan şu:

Bu bir strateji mi, yoksa panikle alınan bir karar mı?

Eğer küçülme:

    1. Veriyle desteklenmiyorsa,
    2. Süreç analizi yapılmadan uygulanıyorsa ve/veya
    3. Yalnızca maliyet odaklıysa, kısa vadede rahatlatır.

Ama uzun vadede sistemi zayıflatır.

Hizmet Kalitesi: Görünmeyen Kayıp

Konaklama sektöründe en büyük risk şudur:

Tasarruf yaparken fark edilmeden kaliteyi düşürmek.

Çünkü hizmet,

Ölçülmesi zor ama kaybı hızlı hissedilen bir çıktıdır.

Yanlış kadro planlaması,

    1. Müşteri deneyimini zedeler,
    2. Marka algısını düşürür ve/veya
    3. Tekrar tercih oranını azaltır.

Gerçek Rekabet Avantajı Nerede?

Çalışma bize şunu hatırlatıyor:

Sürdürülebilir rekabet avantajı,

    1. Daha fazla ve/veya
    2. Daha az çalışanla değil,

Doğru tasarlanmış bir insan sistemiyle oluşur…

Sonuç: Çalışan Sayısı Değil, Sistem Kalitesi!

İnsan kaynağı bir maliyet değildir.

Yanlış yönetildiğinde maliyete dönüşür.

Doğru tasarlandığında ise,

En güçlü rekabet aracına dönüşür.

Bu yüzden asıl odaklanılması gereken soru,

Kaç çalışana ihtiyacınız var? değil…

Nasıl bir sistem kurdunuz? sorusudur.

Çünkü biri sayıdır.

Diğeri stratejidir.

Ve sürdürülebilir olan her zaman ikincisidir.

Sizce de öyle mi?

Yorumlarınızı bekliyorum.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere, kendinize iyi davranın…

Kaynakça

    1. Altuntaş, G. ve Semerciöz, F. (2024). Stratejik insan kaynakları planlaması: Bir konaklama işletmesi örneği (Strategic human resource planning: A hospitality business case). Ö. F. Aslan ve A. Küçükali (Eds.) Sosyal, iktisadi, beşerî ve yönetim alanları perspektifinde sorunlara bakış: 3. Cilt içinde (s. 415-450). İstanbul: Efe Akademi Yayınları.

Etiketlendi:

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.